Ne Yapmali
Ne yapmali, ne yapmali...................BiRSEYLER YAPMALI.
Bu nerede ise kendimi bildim bileli duydugum bir sey. Bir ciglik aslinda.
Icinde bulundugu sistemi algilayip onun bazi ozelliklerinden rahatsiz olan
aydin Turkiye'linin cigligi.
Bu cigligi 60 li yillarda ilkokula giderken duydum anlamaya calistim.
70 li yillarda 12 Mart muhtirasi, universite eylemleri siralarinda,
insanin insani sokak arasinda nefretle oldurdugu zamanlarda, ben de
yasitlarim gibi ayni cigligi attim, bu kez.
Bu cok hassas sorular/yanitlar/eylemler ucgeninde bir yer tutmak, hele hele
bu yeri yillar yillari kovaladikca terk etmemek cok zor.
Burada bu tur sohbetlerin yapilmasina hic karsi degilim [Bu tamamen kisisel
fikrimdir]. Bunun nedenini yazinin sonunda bulacaksiniz.
Ancak bu tur tartismalar basladiginda hep bir tez-anti_tez-anti_anti_tez
konusmasi surer gider.
Bir suru, tartismaya yonelik temel yanlis yapilir:
1) Insanlar birbirlerinin dediklerine hangi baglamda dogru diye bakmaktan
cok hangi baglamda yanlis diye yaklasirlar.
2) Birbirlerinin soylediklerine yanit vermezler cogu kez.
A nin soylediginin bir alt kumesi `a' ise, `a' nin yine bir alt kumesi
oldugu bir AA soylenmis gibi kabul edilir ve A != AA oldugu gormezlige
gelinip !AA savunulur. Ve boylece konusma daldan dalda ziplar.
3) En, en kotusu soylenenlerin dogrultusunda uc-orneklere gitmektir.
Bu tur konularda en hassas nokta: onermeler arasindaki siralama
ve onem iliskisidir. `onemlidir(X,Y)' onermesinde bulunan bir kisi
sanki `onemlidir(Z,X) olan bir Z yoktur' demis gibi muameleye ugrar.
Dilerim tartismalarimizda bu yanlislar en az olur!
Birsey yapmali... konusmalarinin en onemli tez'i su meshur `nazizm' anlatisidir.
Hani soyledir:
- once komunistleri alip goturduler, ben komunist degildim, sustum.
- sonra yahudileri alip goturduler, ben yahudi de degildim, sesimi cikar-
madim.
- sonra bilim adamlarindan seslerini cikaranlari goturduler, ben sesimi
cikarmiyordum, ayrica soylenenleri de dogru bulmadigim zamanlar vardi,
karsi cikmadim.
- sonunda beni de alip goturduler, sesini cikaracak kimse kalmamisti!
Inanilmaz carpici gelen, samimi soyluyorum su anda yazarken bile urperdigim
satirlar.
Hani tez-anti tez konusmalari var ya, hemen kendi anti-anlatimi sunayim!
Universite yillarindan cok samimi bir dostum vardi. Zarar vermemek icin
adina U diyecegim. U Cocuk yuzlu, ust duzey burokrat bir babanin oglu,
her annenin `gurur duyacagi' bir birey. Matematik+Ekonomi okudu (cift ana dal)
Bogazici universitesinde. Son yilini okurken yurtta kaldi. Siyasi bakimdan
aktif biri degildi (siyasi gorusu vardi ama). 12 Eylul darbesi oldu.
Yurt odasinda kaldigi diger 5 kisiden biri `eylemci' idi. 12 Eylul'e karsi
yurt odasinda `pul' yazarken bizim U'dan yardim istiyor. Aksam `pullamaya'
yetistirmesi gerek. U da pullarin uzerine `sloganlari' yazmada yardim
ediyor. `Eylemcimiz' yakalaniyor. SIkIstirilinca `otuyor' (Kinamamak lazim
kim bilir nasil sIkIstirilmistir!), yazimda yerdim ettigine iliskin
U 'nun adini veriyor. Bilirkisi saptamasi ile yazinin bizim U 'ya ait
oldugu anlasiliyor. Tutuklaniyor, iskence gormuyor ama, iskenceye sahit
oluyor, mahkeme falan, 3 yil hapis cezasi aliyor. Yaklasik 1.5 yil yatip
cikiyor. Bu arada sinavlara giremiyor, okuldan atiliyor, binbir zorlukla
geri donuyor, bir iki sinavi da verip mezun oluyor. Tam 5 yil yurt disina
gidemiyor, sonra da Aziz Nesin'in `Yasar Ne Yasar Ne yasamaz!' kitabindaki
`kara kapli kitap' yontemi ile binbir zorlukla yurt disina kapagi atiyor.
Cok basarili bir doktora yapiyor, yurda donuyor, simdi ogretim uyesi.
Bu arkadasim psikolojik yonden cok dengeli bir kisiydi. Bunu onu hapiste
ziyarete gittigimizde de gozledik, olaylara yukaridan bakmak gerekliligini
belki hepimiz biliyoruz ama (ozellikle kendimiz de icine yuvarlanmissak)
bunu pek kolay yerine getiremiyoruz. U bu bakimdan yetenekli idi. Basina
gelenlerin kendini yipratmamasini sagladi, tanidigim bazi kisiler ne yazik ki
bu denli basarili olamadilar.
Amacim kesinlikle `ocu' edebiyati yapmak degil. Varmak istedigim nokta
bu tur `cigliklarin' nedenini ortadan kaldirmanin elini atesten cekmek gibi
`tepki' hareketleri ile olamayacagi, ne yazik ki olamayacagi! Yukarida ki
`nazizm' hikayesinde hep atlanilan nokta `ne yapilabilirdi' ve `yapilsaydi
basarili olabilir miydi? noktasidir. Ortalikta bir problem olmasi onun
her zaman cozulebilecegi anlamina gelmez.
Peki nedir:
Yapilmasi gerekilen butun icindeki yerimizin ayirdinda olmakla basliyor.
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
Abilerinizin, ablalarinizin kusagi, benim kusagim, bunun ne
yazik ki ayirdinda olmadilar. Birseye cok inanmanin, cok istemenin, onun
ugrunda `olume bile gidebilmenin' yeter oldugunu sandilar. YETMIYOR. Isterseniz
topluca gidiniz, topluca olunuz, binlercesinin oldugu gibi. Kaya yerinden
oyle kimildamiyor. O ozverilerin, o cap canli yasam dolu insanlarin
olmelerinin, yasamin sokak aralarinda serseri bir kursunla, daragacinda bir
ilmekle sunuluverilmesinin bir etkisi olmuyor mu? Oluyor elbette! Toplum
agir agir yavas yavas algiliyor ve batimizdaki pek cok ulkenin 200 yil
icerisinde cektigi sancilari cekmemis olmaktan dogan duyarsizliginin ne hatali
sonuclara vardigini ogreniyor.
ANCAK BU OGRENME BIRILERINE COK PAHALIYA MAL OLUYOR! Bu pahali maliyeti odeyen
de ne yazik ki toplumun ortalamasi degil. Aydin-Genc kesimi. Bu kesim bir
anlamda simarik duyarsiz bir cocugu olan varsil ailenin sorumluluklu
anne-babasi gibi kendi yasamlarindan coktan vaz gecip Rebok ayakkabi+
MacDonalds pesinde kulaginda walkman'i, agzinda cikleti ile kosturan
yeni yetmenin egitimini tamamlamasi icin yasamini feda ediyor.
Diyebilirsiniz ki (daha dogrusu pek cok yasitim diyecektir ki).:
Yahu sen bunu kime soyluyorsun. Kendi kusagin icin soylediklerin dogru, ama
12 Eylul kusagi hic de boyle (ozverili) falan degil. Degisen degerler
dunyasinin bu dusunmekten cok tuketmek ogretisi ile bicimlendirilmis
bu kusaginin zaten boyle bir sorunu YOK. Onlar cok daha `materyalist'
bakabiliyorlar. Planlarini uzun vadeli ve `varsillik' merkezli olarak
yapiyorlar. `Oglunuz ne is yapar?' artik anlam degistirdi: `Oglunuz
kac para kazanir?' demek. Kimsenin oyle memleket falan icin kendini
ateslere atacagini sanma! Artik toplum ogrendi! Bunlar gecmiste kaldi.
Bunlar gecmiste falan kalmadi, arkadaslar. Insanogluna kisa sureligine
baskilar, beyin yikamalari, yapay degerler verebilirsiniz! Hatta bunlari
birbirleri ile bir uyum, armoni icerisinde yaptiginiz oranda
oldukca cabuk basariya da ulasabilirsiniz. Ancak Orwell'in 1984 oykusunde
oldugu gibi `bazi sozcukleri' ortadan kaldirip bazi `kavramlarin' insanlarin
beyninden yok olacagini umamazsiniz. Bunlar simdilerde oldugu gibi yeniden
yeniden insanlar tarfindan kesfedilecektir. 12 Eylul kusaginda olan biten
de budur. Ayrica olmasi gereken de budur. 12 Eylul kusagi sessizliginden
oturu, benmerkezciliginden, `materyalist'liginden, `bana dokunmiyan yilan
bin yil yasasin' ciligindan oturu, `ot' olusundan oturu cok elestirildi.
Isin ilginci onlar da biz yastakilarin kusagini: saflikla, sabanlikla,
`vatankurtaran asker' cilikle, `dinazorluk'la sucladi (12 Eylul oncesinin
ortamini da kanit olarak burnumuzun dibine sokusturarak).
Simdi gelgit olayinin yon degistirdigi gunler basladi. `Ot' luga isyan
eden oncu bir kesim bizlere hicte yabanci gelmeyen seyler soylemeye basladi.
Bunda YANLIS yoktur.
^^^^^^^^^^^^^^^^^^
YANLIS bizim kusagin buldugunu zannettigi COZUMDUR. Cozumun `kendini
atese' atmak ile gelmedigini artik anlamaliyiz.
COZUM SALT BIZIM ELIMIZDE DEGILDIR. Ne yapsak ne etsek de boyle. Bu cozum
yolunda katkimiz olamaz da demek degil.
Bize dusen
1) Olan bitenin ayirdinda olmak, bunun genel icerisindeki yerini
saptamak, kisacasi daha `bilincli' olmak.
2) `Demokratik cerceve icinde' dusunceleri DILE GETIRMEK ve
fikir ozgurlugunu benimseyen her turlu fikrin acikca
soylenmesini savunmak, bunun ortamina destek vermek.
3) `Yasal cerceve icinde' kalarak tepkilerimizi mutlaka belirtmek.
Bu benimsemedigimiz yasal duzenlemeler icin de boyle.
Ancak `yasal haklarimiz' gasp edildiginde de sineye
cekmemeyi, yasal savasim vermeyi de iceriyor.
4) HEPSINDEN ONEMLISI YUKARIDAKILERI BIR OMUR BOYU YAPACAK
SOLUKLULUKTA OLMAK.
saygi ve sevgilerimle
Gokturk Ucoluk
|